Yukardakiler, aşağıdakiler: PLATFORM

Yukardakiler, aşağıdakiler: PLATFORM

İnsan doğasının ilk güdüsü ‘ne olursa olsun hayatta kalmak’ olunca, filmin akışı bunu çarpıcı bir sistem eleştirisi doğrultusuna götürüyor

İlhan Dost

Distopya fikrinin işlendiği bir film olarak karşımıza çıkıyor İspanyol yapımı PLATFORM.

Film, her bölmede iki tutsağın kaldığı dikey bir cezaevinde geçiyor.

Bu tecrit ortamında (genellikle insanların midesinin bulandığı bir film olmasına neden olan) bir asansör sistemi ile bölmelere gelen yemekleri görüyoruz.

Her ay bir çeşit gazla uyutularak katları değiştirilen mahkumların herbiri üst katlara denk gelebilmek için can atıyor. İnsan doğasının ilk güdüsü ‘ne olursa olsun hayatta kalmak’ olunca, filmin akışı bunu çarpıcı bir sistem eleştirisi doğrultusuna götürüyor.

1. kattan aşağı inen asansörde bulunan bütün yiyeceklerden toplamda 333 kat faydalanıyor ve doğal olarak yemeğin herkese yetmeyeceği fikrini zaten filmde gözler önüne seriyor. Yani asıl olan hayatta kalma mücadelesi. Goreng isimli karakterimizin aslında buraya bir ‘diploma’ karşılığında geldiği ve bu zulmü bir diploma için çektiğini kendisinin söylemesi bize sınıfsal konumlar hakkında bir fikir veriyor. Zaten filmin hemen ilk sahnelerinde yaşlı adamların konuşması bize bunu bir kere daha hatırlatıyor; 

– Heyy! Yukarıdakiler

– Yukarıdakiler asla cevap vermez. 

– Neden? 

– Belli ki yukarıda olduklarından.

– Heyy! Aşağıdakiler.

– Aşağıdakilerle konuşma.

– Neden? 

– Belli ki onlar aşağıda.”

Hemen hemen bütün distopik filmlerde olduğu gibi insanların insanlıktan çıkma sürecini gayet başarılı bir biçimde gözler önüne seriyor. Platformun getirdiği yemeği görünce, ‘böyle yemek yenmez’ derken ilk ay geçtikten sonra yanında kalan adamın kendisini yemek için kesmeye girişmesi ve beklenmedik bir yardımla kurtulması sonucunda, yaşlı adamı öldürerek onun etini yemeye başlamasıyla tanık oluyoruz. 

PLATFORM, çok çarpıcı ve izleyeni içine çeken bir film olarak günümüz sisteminin çok net bir tablosunu çiziyor. Şöyle bir benzetme yapılabilir: Üst kattakiler -Avrupa liberal demokrasileri ve orada yaşayan halklar- yemeğe daha kolay bir biçimde ulaşabiliyor. Alt kattakiler Afrika, Ortadoğu ve Latin Amerika halkları olarak nitelenebilir ve burada insanların yemeğe daha zor bir biçimde, bedel ödeyerek ulaşması olarak görebiliriz. Bir de yemeğin geldiği ‘0’ katı var ki orayı da kapitalist sermayenin kendisi olarak değerlendirmek mümkündür. 

Goreng bir defasında piramidin ‘6’ katında gözlerini açıyor. Yanında bir siyahi omzunda bir halat… adam hapishaneden kaçmaya çalışıyor. Goreng, bu siyahiyle birlikte yemek yiyemeyenlere yemek götürmeye çalışırken aslında tamamen demokratik bir talep kullanarak, yönetim katı olan ‘0’ katına bir mesaj götürmeye çalışıyor. Alt katlara indikçe, yemeklerin yenmemesi için mücadele ediyorlar ve herkese yemekleri yediriyorlar. Bir küçük kız çocuğu ile karşılaşıyorlar, onu mesaj olarak yönetim katına yolluyorlar. Film burada bitiyor. 

Midesi hassas olan arkadaşlarımızın bu filmi boş mide ile izlemesini tavsiye ederiz. Lakin bir sistemin mekanizmalarının bu kadar mide bulandırıcı olması da ayrı bir unsur. Yani verilmek istenen mesaj çok güzel bir şekilde verilmiş diyor iyi seyirler diliyoruz.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar