Ziraat Bankası Simit Sarayı’nın yüzde 51’ini neden alıyor?

Ziraat Bankası Simit Sarayı’nın yüzde 51’ini neden alıyor?

Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, 2002’de AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte kurulan yandaş şirket Simit Sarayı’nın yüzde 51’lik hissesini satın alıyor!

Ziraat Bankası’na bağlı girişim sermayesi şirketi, AKP’ye yandaşlığıyla bilinen ve onun iktidara geliş sürecinde piyasaya dalarak bir fenomene dönüşen ve gelinen noktada 25 ülkede 11 bin çalışana ulaşan Simit Sarayı’nın yüzde 51’lik hissesini Kavukçu Yapı’dan satın alarak kurtardı! Satış işlemleri devam ederken her iki şirket de halka açık olmadığı için Ziraat’ın bu şirkete ne kadar para yatırdığı bilinmiyor!

Fakat tam rakam bilinmese de şirketin daha önceki satış işlemleri ve biçilen değerden yola çıkarak ortalama bir rakama ulaşmak mümkün. Keza şirkete 2013 yılında Dubai kökenli Abraaj Grubu teklif verirken anlaşma sağlanamamış. 2017’de ise Suudi Fawaz Alhokair Grubu ile stratejik işbirliği anlaşması imzalanmış. Bu anlaşmaya göre Suudi kökenli gruba Simit Sarayı’nın yüzde 10’luk hissesi 100 milyon dolar üzerinden devredilirken, şirketin toplam değerine 1 milyar dolar biçilmiş. Şirket o tarihten itibaren büyümüş. Bu durumda Ziraat Girişim’in şirketin tamamı için biçilen 1 milyar dolarlık değer üzerinden satın alma işlemi yaptığını düşünecek olursak, yüzde 51’lik hisse için en az 510 milyon dolarlık bir paranın ödendiği anlaşılıyor.

Bu fiyatın Türkiye’de bir gıda-perakende firması açısından ödenen en büyük satın alma değerini oluşturduğu belirtiliyor. Amacını özellikle küçük ve gelecek vadeden şirketlere yatırım yapıp birkaç sene sonra karlı şekilde satmak olarak tanımlayan Ziraat Girişim Sermayesi’nin böyle bir yatırımdan ne kadar gelir sağlayacağıysa muamma! Nereden bakılsa bir yandaşın daha kurtarılması anlamına gelen bu operasyonun halka nasıl yutturulacağını izleyip göreceğiz.

AKP’nin yandaş kurtarma operasyonlarından biri olduğu açıkça ortada duran bu satın almanın bedelinin nereden çıkarılacağıysa belli. Kamu harcamalarının 5,5 oranında büyüdüğü, fakat eğitimden, altyapıya-sağlığa kadar tüm toplumsal ihtiyaçların ticarileştirilmesiyle o kamu harcamalarından halka zırnık koklatılmadığı, dahası hane halkı harcamalarının ortalama yüzde 1,5 oranında düştüğü içinde bulunduğumuz koşullarda bu sorunun yanıtı öyle katmanlı bir yanıt değil.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar